|
|
* HEMİPLEJİK HASTALARDA
OMUZ PROBLEMLERİ *
Hemipleji,cerebral arterlerden birinin yırtılması, tıkanması, veya tümör
nedeniyle lezyonu sonucu oluşan nöromuskuler fonksiyonel bozukluğa bağlı
vücudun bir yarısında motor kontrolün kaybedilmesi anlamına gelir.
Omuz ağrısı, hemiplejik hastalarda %5-85 rastlanan, genellikle hastalığın
ilk haftalarında ortaya çıkan yaygın ve ciddi bir problemdir. Ağrı omuza
lokalizedir ya da dirsek ve ele yayılım gösterebilir. Omuz ağrısı;hastanın
cinsiyeti, spastisite, flastisite, veya hemiplejik tararfa bağlı değildir.
Ağrılı eklem motor fonksiyonlardaki iyileşmeyi gizleyebildiği gibi,
fonksiyonel iyileşmeyi de geciktirebilir. Hemiplejik koldaki ağrı ve limitli
eklem hareketleri hastanın günlük yaşam aktivitelerini, transfer
aktivitelerini ve ambulasyonunu olumsuz yönde etkiler; rehabilitasyon
süresinin uzamasına neden olur. Hastaların yaşam kalitelerinin düşmesine yol
açar. Risk faktörlerinin tanınması ve uygun profilaktik yaklaşımla omuz
ağrısından korunulabilir. Omuz ağrısının etiyolojik nedenleri arasında:
*Omuz subluksasyonu
*Refleks Sempatik Distrofi Sendromu
*Rotator Cuff Yırtığı
*İmpingment Sendromu
*Brakiyal Pleksus Lezyonu
*Talamik ağrı , sayılabilir.
Hemiplejide gleno humeral eklem subluksasyonu yaygın bir problemdir.
Şiddetli paralizisi olan hastaların %66-92'sinde görülür ve hemiplejik omuz
ağrısının en sık nedenidir. Glenohumeral eklem subluksasyonu, omuz eklem
stabilizasyonunun kaybolduğu durumlarda görülür. Stabilite; glenoid fossanın
eğimi, eklem kapsülünün üst kısımlarının gerginliği, supraspinatus kasının
aktivasyonuna bağlıdır. Omuz eklem stabilitesi hemiplejiden sonra, omuz
eklemlerini saran kaslarda ve skapula kaslarında flask paralizi nedeniyle
sıklıkla bozulur.Kol aşağıda iken, glenoid fossa oblik açısı ve omuz eklemi
kapsülü üst kısmının bütünlüğü glenohumeral eklemde kilit mekanizmasını
oluşturur ve inferior subluksasyonu engellenir. Skapula kas paralizisine
bağlı olarak glenoid fossa eğimi kaybolur ve vertikal bir pozisyon alır.
Paretik kasların tonus azlığına veya spastik kasların germe kuvvetine bağlı
olarak humerus hafifçe abduksiyon pozisyonuna gelir. Hemiplejili hasta
hafifçe sağlam tarafa doğru eğilerek bu abduksiyonu arttırır. Böylece kilit
mekanizma kaybolur ve glenohumeral eklemde inferior subluksasyon eğilimi
ortaya çıkar. En sık glenohumeral eklemin inferior subluksasyonu görülür ve
flask dönemde hemiplejiden 1-2 hafta sonra gelişir.
Erken dönemde önlem alınması, tutulan omuz eklemi üzerindeki traksiyonu en
aza indirir. Subluksasyona neden olan paralizi ve flastisite tedavisinde
nöromuskuler fasilitasyon teknikleri ve EMG Biofeedback yarar sağlar.
Posterior deltoid ve supraspinatus kaslarına flask dönemde fonksiyonel
elektrik stimulasyonu verilerek subluksasyonun azaldığı görülmüştür. Omuz
subluksasyonlarında çeşitli ortezler kullanılmış ve konvansiyonel ortezlerin
uzun süreli etkilerinin daha çok olduğu belirlenmiştir. Bobath aksillar
desteği rehabilitasyon merkezlerinde sık olarak kullanılmaktadır fakat en
iyi düzelmenin Harris askısı ile sağlandığı görülmüştür.
Refleks Sempatik Distrofi; ağrı, hiperestezi, ödem, trofik değişiklikler, ve
vazomotor sistemde instabilite ile karakterize olan nöromuskuler refleks
bozukluktur. Hemiplejik hastalarda %12,5-25 arasında görülür. Hemiplejinin
seyri esnasında 2-4 ay arasında ortaya çıkar. Fonksiyon kaybının şiddetli
olduğu olgularda sık görülmektedir.
Esas etiyopatogenez ise inhibitör ve effektör nöronlar arasındaki dengenin
hem assendan yolla (örn:travma), hem de dessendan yolla (örn:strok) arka
boynuzdaki ağrı transmisyon merkezlerinin direkt irritasyonu aracılığıyla
bozularak, sempatik efferentlerin stimüle olması şeklinde açıklanmaktadır.
Tedavisinde korunma, erken tanı ve tedavi yer alır. Erken rehabilitasyon
programıyla ekstremiteler erken mobilize edilmeli, egzersizler ağrı
sınırları zorlanmadan, gün boyu, kısa aralıklarla sık olarak yapılmalıdır.
Ultrason, soğuk uygulama, TENS sensorial inputu arttırmak ve ağrıyı azaltmak
amacıyla kullanılır. Ödemin azaltılmasında elevasyon ve kontraktürlerin
önlenmesinde splintler yararlıdır. Ödem için aralıklı pnömatik kompreslerde
yararlı olabilir. RSDS'de biofeedback tedavisinin de önemi vardır.
|