|
|
EL YARALANMALARI, İŞ VERİMLİLİĞİNİ
DÜŞÜRÜR
Başarı, iyi bir iletişimde gizli
El, insan fonksiyonu ve görünümü için hayati bir organdır. Gün içinde
elimizi binlerce kez kullanırız; parmaklarımızı açarız, kapatırız, çok
değişik cisimleri kavrar, ağırlık taşırız. Bir müzisyen için elin ince ve
hünerli karakterleri ya da bir mimar için koordineli ince hareketleri daha
da önemli olacaktır. El sadece bir hareket değil, aynı zamanda duyu
organıdır. Cisimlerin ağırlığı, şekli, ısısı gibi özelliklerini algılar ve
bizi tehlikeli durumlardan sakınmamız için uyarır. Bir ifade aracıdır,
konuşurken kendimizi ifade etmede kullanır, sıcak bir dokunuşla sevgimizi
ulaştırabiliriz. İşte bu kadar hassas özelliklere sahip elin yaralanması
veya hastalıkları da sadece elin değil, tüm aile ve meslek hayatındaki
performansın engellenmesine neden olur. El ve kol yaralanmaları tüm
yaralanmalar içinde çok büyük bir yüzdeye sahiptir. Bunların bir kısmı
doğuştan sahip olunan bir özür olarak karşımıza çıkarken bir kısmı da
sonradan oluşan ev kazaları, iş kazaları ya da kronik bazı hastalıkların bir
aşaması olarak görülür. Bu yaralanmalar toplumda iş verimliliğini düşürür,
kişilerin ekonomik bağımsızlığını, ev hanımları için ev işlerini engeller;
çocuk bakımı, kendine bakım, alışveriş gibi pek çok alanda kısıtlanmaya yol
açar.
El yaralanmaları iş ve uğraşı tedavisinin önemli bir çalışma alanıdır. Bu
grup hastalarda uzman doktorun teşhisi ve gerekli ise cerrahisini takiben iş
ve uğraşı tedavisine en erken dönemde başlanır. El yaralanmaları sonucu
ağrı, şişlik (ödem), eklem hareketlerinde kısıtlanma, duyu kayıpları,
kavrama kuvvetinde azalma meydana gelir ve bunların sonucu olarak elin
günlük yaşamdaki kullanım kapasitesinde azalma ortaya çıkar. İş ve uğraşı
tedavisinde tüm bu şikâyetleri ölçme ve değerlendirmeye yönelik; ağrı ölçüm
skalaları, ödem için özel ölçüm araçları, eklem hareket derecesi ölçümleri,
duyu kayıplarının değerlendirilmesi, bilgisayarlı sistemlerde el kuvvetinin
ve kişinin çalışma kapasitesinin ölçüldüğü araçlar, el fonksiyonlarındaki
hız ve tekrar yeteneği, değişik objeleri tutma-bırakma fonksiyonlarında
oluşan değişiklikler ölçülür. İş ve uğraşı tedavisinde azalan fonksiyonlara
yönelik eğitimlerle kişinin günlük yaşamda, evinde ve işinde yeniden
bağımsız yaşaması ya da minimum engellerle hayatın sürdürebilmesi sağlanır.
Bu eğitimler:
* Sıcak-soğuk uygulamalar,
* Özel egzersiz yöntemleri,
* Fonksiyonelliğin artışını sağlamak için değişik aktivite eğitimleri,
* Günlük hayatta yemek yeme, giyinme, kendine bakım, yazı yazma gibi pek çok
aktivitenin gerçekleştirilebilmesini sağlamak amacıyla kendine yardım
aletleri adı verilen araçlardan (sapı uzunlaştırılmış fırçalar, sapı
kalınlaştırılmış kaşık ya da çatallar, tuvalet yardımcıları, dönen saplı diş
fırçaları, düğme ilikleme ya da çorap giyme yardımcıları gibi) yararlanmak,
kullanım gerekliliklerini tespit ederek eğitim vermek,
* Kaybolan duyuların geri dönüşünü hızlandırmak,
* Azalan kas kuvvetini arttırmaya yönelik kuvvet eğitimleri,
* Ev ve işyeri ziyaretleri ile mimari engellerin değerlendirilmesi ve uygun
düzenlemelerle hastanın yeni durumunda ev ve işyeri adaptasyonları iş ve
uğraşı tedavisinin amaçlarındandır.
Tedaviler sırasında hasta, doktor, fizyoterapist ve iş-uğraşı terapisti
arasında sıkı bir iletişimin kurulması önemlidir. Hastanın durumundaki
değişiklikler hekim ve terapist arasındaki görüşmelerle gözden geçirilerek
yeni durumuna yön verilir. Tedavinin başarısı ekip elemanları arasındaki iyi
bir iletişimde gizlidir.
Fizyoterapist Doç. Dr. Tülin DÜGER
Cumhuriyet 09.08.2002
|