Belimi tedavi eden!!
Necdet Saran...
Önce bizim
ekonomi servisinin acar yazarı Ercan İnan kardeşim aradı...
“Reha Bey, benim bel problemim vardı... Necdet Saran isimli birisi geldi,
’Ben Reha Muhtar’ı iki dakikada tedavi ettim... Ayrıca şunları şunları da
tedavi ettim...’dedi... 750 milyon liramı aldı, bir şeyler yaptı önce iyi
oldu sandım... Ertesi sabah kalktım aynı tas aynı hamam... Sizi bir arayayım
dedim... Bu adam gerçekten sizi tedavi edip iyileştirdi mi?..”
Ercan’ı dinledim, iki gün sonra bir telefon daha...
Arayan Çukurova Grubu’nun tepesindeki yakın dostum Bülent Ergin...
Sürekli tenis oynadığından, beli aksadı mı tenis oynayamıyor, o da aynı ismi
telaffuz etmez mi?..
“Necdet Saran senin belini tedavi etti mi?..” diye sormaz mı...
Belli ki adam beni, reklam malzemesi yapmış gelene geçene belimi 2 dakikada
iyileştirdiğini söylüyor...
Herkes arayıp da bana soramayacağına göre, yatıyor beyefendinin ellerinin
altına...
Şimdi belinden sorunu olanlar beni iyi dinlesinler;
Bir kere bu Necdet Saral denilen adamdan hemen uzak dursunlar, eğer
bacakları tutuyorsa hemen oracıktan kaçsınlar...
Geçen yıl eski bir dostum, “hemen belini iyileştirir” diye adamı kendi
bürosuna getirtti...
Yine aynı ambalajla, “iki dakikada MR’sız sakatları ayağa kaldıran adam”
ambalajıyla bana promosyonunu yaptı...
İki dakikada bir şeyler yaptı, “Hadi kalk yürü, bir şeyin kalmadı” diye
buyurdu...
Yaptığı şeyin sıcaklığıyla biraz rahatlar gibi oldu belim ama tamamen
geçmediğini farkettim...
Neyse...
Akşam oldu yattım...
Sabah kalktım...
Belim aynı, hiçbir iyileşme yok...
Bir defa telefonla aradım, hani belki bir hata olmuştur diye...
Eve bile gelmedi, kendi büro diye tuttuğu yere çağırdı, yoksa gelemeyeceğini
söyledi...
Sanıyorum bürosuna benim gittiğim sırada kamera falan getirtip kendi
reklamını yapmayı tasarlıyordu...
“Sen gelemez misin” dedim, “Mümkün değil gelemem” dedi...
“Yaptıkların hiçbir işe yaramadı, her şey aynı tas aynı hamam” dedim...
Hiçbir cevap veremedi...
Sonra Nişantaşı’nda Ertuğrul isimli fizyoterapist dostuma gittim, o beni
yeniden rahat yürütecek fizyoterapi tedavisini uyguladı...
Adam gibi adam olduğu için, çok soran var soyadını yazayım mı dedim, “Hayır
ne olur reklam etme” dedi...
Bu isteğine saygı duyduğum için hala soyadını yazmıyorum...
Necdet Saran denilen adamın belime yaptığı şey şaklabanlıktan başka bir şey
değildi, zaten ikinci defa görmekten kaçtı...
Amacı reklam olan bu adam şimdi de beni iyileştirdiği yalanıyla yeni
müşteriler kapmaya çalışıyor anlaşılan...
Bu adamı gördüğünüzde, belinize falan aldırmadan son bir çabayla koşup
kaçın...
Ertuğrul isimli fizyoterapist dostumun soyadını isteğine saygı göstererek
yazamıyorum, ama çok zordaysanız Nişantaşı’nın göbeğine gidin, Abdi İpekçi
caddesinin üst taraftan sonuna kadar çıkın...
Karşınıza Vali Konağı caddesi çıkacak...
O iki caddenin kesiştiği yerde çevredekilere sorun bakalım buralarda bir
fizyoretapist Ertuğrul varmış diye...
Dostumun karşı çıkmasına rağmen,
bayram hediyesidir bu benden size...
İyi ve sağlıklı bayramlar hepinize...
Reha
MUHTAR
Kaynak:
Vatan Gazetesi