Bel
fıtığına karşı tedavi topları
Hareketsiz yaşam, kaslara aşırı yüklenme, bilinçsiz şekilde yapılan spor,
bel ve boyun fıtığı gibi ciddi hastalıkların oluşmasına zemin hazırlıyor.
Günümüzde, doğru şekilde oturmayı sağlayan ve kasları çalıştıran tedavi
topları iyileşmeyi hızlandırıyor
Çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri de kas-iskelet sisteminde
meydana gelen bozukluklar. Günümüzde bel ve boyun fıtığı artık 20'li
yaşlarda görülüyor. Hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan başlıca
faktörler ise şöyle sıralanıyor; hareketsiz yaşam, bilinçsizce yapılan spor,
vücuda uygun olmayan yatak, sandalye kullanımı ve vücuda aşırı yüklenme.
Uzun süre yanlış pozisyonda çalışanlar kısa süre sonra ağrıdan şikayet
ediyor. Tedaviye başvurulmadığında ise ağrılar kronik bir hal alıyor.
İlaç gibi egzersiz
Aktif Sağlıklı Yaşam Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nden
Fizyoterapist Suat Dülger, bel ve boyun fıtığının görülme yaşının ciddi
şekilde düştüğüre dikkat çekerek 'Hastalıkların önüne geçebilmek için
koruyucu fizyoterapi, gelişme çağındaki çocuklara ulaştırılmalı.
Özellikle gelişme çağında kas-iskelet sistemimizi doğru şekilde ve çok yönlü
kullanmayı öğrenmek yaşantımızın ilerleyen bölümlerinde bel ve boyun fıtığı
olma riskini azaltır' diyor. Dülger, bel ve boyun fıtığında uygulan
tedaviler hakkında şu bilgileri verdi: 'Bu problemlerin tedavisinde
uygulanan manual terapi, cranio-sacral terapi ve osteopati gibi yöntemler
oluşan fıtığın niçin olduğunu araştırır. Meydana gelmesine sebep olan
kas-iskelet sistemi bozukluklarını tedavi eder. Sonunda hastalara ağrısız ve
etkin bir tedavi sunulur. Manuel terapi, cranio -sacral terapi, osteopati
masaj yöntemleri, pysiofeeedbacak cihazı ile kişiye özel eğitim programları,
aroma terapi gibi çağdaş tedavi sistemlerini içeren kompleks tedavi
yöntemlerini bütünlük içerisinde uyguluyoruz.'
Hasta kısa sürede iyileşiyor, maliyet azalıyor
Dünyada artık kompleks tedavi yönteminin tercih edildiğine dikkat çeken
Dülger, bu tedavi sisteminin avantajlarını şöyle sıralıyor: 'Hastalar diğer
fizik tedavi yaklaşımlarına göre daha kısa sürede iyileştikleri için sağlık
giderlerinde büyük bir tasarruf sağlanır. Ayrıca problemlerin tekrar
nüksetmesi büyük ölçüde önlenir.' Suat Dülger, Türkiye'de yaklaşık 15
fizyoterapistin uyguladığı dünyada çok yaygın şekilde kullanılan Cranio-sacral
terapi hakkında şöyle konuştu: 'Kafa ve kuyruk sokumu kemiğini birleştiren
omurganın eklem ve dokularındaki hareket kısıtlılıklarını tedavi eden bir
sistem. Yurtdışında engelli çocukların rehabilitasyonunda çok yaygın bir
şekilde kullanılıyor. Türkiye'de ise eğitim programlarıyla bu terapiyi
tanıtıyoruz.' Dülger, bel ve boyun fıtığı tedavisinde doktor ve
fizyoterapistin işbirliği içinde olması gerektiğini hatırlatıyor: 'Hasta 3-4
gün devam eden bir ağrıdan şikayet ediyorsa doktora başvurmalı. Eğer hasta
terapiste önce gitmişse ilgili doktora yönlendirilmeli.'
Fizyoterapist Suat Dülger, tedavi toplarını hem erişkinlerin hem de
çocukların tedavisinde kullandıklarını belirtip 'Tedavi topu üzerinde
egzersizler öneriyoruz. Bu toplar, sürekli aynı pozisyonda oturmaya engel
oluyor. İdeal duruş sağlanıyor. Bütün kaslar çalışıyor. Vücudun kimi zaman
dik kimi zaman kambur durmasını desteklediği için ideal oturuş sağlanıyor'
diyor.
Sürekli dik oturmak vücudu yorar
Toplumda dik oturmanın sağlıklı olduğu inanışı var. Oysa, tıp dünyası bu
düşüncenin yanlış olduğu konusunda hemfikir. Çünkü sürekli dik oturmak da
vücudu yoruyor ve ağrıya neden oluyor. Suat Dülger, ideal oturuş biçimi
hakkında ise şu bilgileri veriyor:
'Masa başında çalışanlar, masaya çok küçük bir eğim vererek daha dik
oturmaya zemin hazırlayabilirler. 'Bütün gün dik ya da kambur şekilde
oturmayın. Biraz eğik biraz dik oturun' diye uyarıyoruz. Ne kadar çok
hareket ederlerse sabit duruştan ve bu nedenle ortaya çıkan ağrılardan
kurtulmuş olurlar. Sabit şekilde çalışanlar, ağrının oluşmasına zemin
hazırlıyor. Bu kişiler yarım saatte bir hareket etmeliler.' Dülger, egzersiz
eğitiminde algı bilincinin verilmesi gerektiğini hatırlatıyor: 'Hastadan dik
durmasını isteyince sopa yutmuş gibi oturuyor. Algı eğitimi alan hasta ise
omurlarını önce aşağıdan yukarı sonra yukarıdan aşağıya teker teker hareket
ettirmeyi öğrenerek aşamalı bir şekilde dik oturuyor. Bunun sonunda dik
oturduğu için sırtı ağrımıyor. Hasta üç hafta sonra fizyoterapistin
direktiflerine ihtiyaç duymadan omurlarını istediği gibi hareket ettiriyor.
'
Ağrı varsa egzersiz tedavisini bırakın
Fizyoterapist Suat Dülger, 'Bel fıtığı tedavisinde elle yapılan manuel
terapi,
cranio-sacral terapi ve osteopati gibi yöntemler uygulanarak önce fıtığın
nedeni araştırılır sonra problem ortadan kaldırılır' diyor.
Fizyoterapist Suat Dülger, ağrının vücudun verdiği bir tepki olduğuna dikkat
çekiyor: 'Bel fıtığı ve ağrı, duruş bozukluğuna ya da aşırı kullanmaya bağlı
yüklemelere vücudun herhangi bir dokusunun verdiği reaksiyondur.' Dülger,
egzersiz programının hastanın yaşam biçimine uygun olması gerektiğini
belirtiyor: 'Verdiğimiz egzersiz programları kişilerin tespit edilen
problemlerine yönelik olmalı. Bel fıtığı vakalarına sürekli yatakta egzersiz
veriliyor. Bu yanlış bir yaklaşım. Hastaların tamamı gününü yatakta
geçirmiyor. Egzersiz programları kişinin yaşam biçimine uygun olmalı. Yazılı
materyal verip hastanın bunu uygulaması beklenemez.' 'Tedavi amaçlı
egzersizler ağrı yapar' diye toplumda yanlış bir inanış olduğuna dikkat
çeken Dülger, sözlerin şöyle sürdürüyor: 'Bu egzer sizler, kesinlikle
ağrısız olmalı. Ağrı, yanlış bir uygulamanın yapıldığını işaret eder.
Tedavinin amacı ağrı yaratmak değildir. Eğer ağrı varsa, egzersiz sırasında
kişinin ağrısı artıyor, bu ağrı 3-4 saat devam ediyorsa bu yapılan işlemin
yanlış olduğunu gösterir.'
Su yatağını tercih edin
Vücudu doğru şekilde kullanmada ayakkabının, yatağın, yastığın, işyerinde
kullanılan masa ve sandalyenin büyük rolü olduğuna dikkat çeken Dülger,
'Yatak alınırken kişinin deneyebilmesi sağlanmalı. Herkes yapısına uygun
yatağı tercih etmeli. Sırtı kambur olan biri çok sert bir yatakta yatarsa
ağrıdan uyuyamaz. Yumuşak bir yatak tercih etmeli. En ideal olan su yatağı.
Bu yataklar, kişinin vücut yapısına uygun şekilde hizmet veriyor.'
Koruyucu egzersizleri uygulayanlarda bel fıtığı riskinin azaldığına dikkat
çeken Dülger, koruyucu amaçlı verdikleri eğitim programlarını şöyle
belirtiyor:
- Back School (Sırt okulu) programları
- Çocuklarda düzgün duruş ve egzersiz programları
- Yaşlılara, hamilelere uygun tedavi ve egzersiz programaları.
Kaynak: Akşam Gazetesi