Fizyoterapistler Yasasını İstiyor!
Dünyada 110 ülkemizde ise 41 yıldır
mesleklerini icra eden fizyoterapistler; fizik tedavi, ortopedi, nöroloji,
nöroşirurji, kardiyoloji, pediatri, göğüs hastalıkları, plastik cerrahi gibi
tıbbın birçok dalında hizmet vermekte ve bu alanlardaki uzman hekimlerle
birlikte çalışmaktadırlar. Bununla birlikte henüz meslek yasamız bulunmadığı
için mesleğin tanımı, yetki ve sorumlulukları genelge ve yönetmeliklerle
belirlenmiştir. Meslek yasamızı ivedilikle çıkartmasını beklediğimiz Sağlık
Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Ve Tedavi Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğünce son günlerde bu yönetmeliklerle bile çelişir ve mevcut
haklarımızı daha da sınırlar nitelikteki uygulamalar teşvik edilmektedir.
Son kararlara göre fizyoterapistler 4 yıllık üniversite eğitimlerine rağmen
41 yıldır sürdürdükleri tedavi ve yetkileri de elinden alınan mesleki
kimliği olmayan uygulayıcılar olarak görülmektedirler. Elde etmek
istediğimiz mesleki haklarımız hekim grubunun mesleki sorumluluk ve
yetkilerinden tamamen farklıdır. Hiçbir demokratik ülkede devletin hiçbir
kurumu bir meslek grubunun gıyabında onlara ilişkin karar almak hak ve
yetkisine sahip olamaz. Bizler Avrupa Topluluğu Ve dünya ülkelerinde olduğu
gibi tedavi gereksinimi konmuş hastaların fizyoterapi ve rehabilitasyon
programını bağımsız olarak planlama ve uygulama hakkına sahip olmak ve bu
haklarımızın yasal güvence altına alınmasını istiyoruz.
Bizler hiçbir şekilde hekim rolü üstlenmek, tanı koymak ve reçete yazmak
istemiyoruz. Ancak sağlık alanında vazgeçilmez rolümüzün bilinmesini
istiyoruz.
Sağlık bakanlığı fizyoterapi mesleğinin hak ve yetkilerini belirlerken
fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanan geniş hasta ve
özürlü kitlesinin menfaatlerini düşünmek ve haklarını korumakla yükümlüdür.
Sağlık bakanlığı fizyotearpistlerin birlikte hizmet ettikleri değişik
branşlardaki uzman hekimlerin yetkilerini sınırlamak hakkına da sahip
değildir.
Sağlık bakanlığı 41 yıldır mesleklerini icra eden fizyoterapistleri muhatap
almak mecburiyetindedir ve yasal düzenlemelerini fizyoterapistlerin
bulunmadığı komisyonlarda kapalı kapılar ardında yapamaz.
Sağlık bakanlığı 4 yıllık bir üniversite eğitimi ile mezun olan
fizyoterapisti "uygulayıcı" tanımı ile anayasal hakkından mahrum edemez.
Fizyoterapistin bilgi ve becerisi ile üretilen hizmet başkaları tarafında
sömürülemez.
Mesleki haklarımızı elde edene kadar onurlu mücadelemizi sürdürmekte
kararlıyız.
Tüm kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.
Prof.Dr.Hülya ARIKAN
16 Mart 2002